Ana içeriğe geç
Hukuk Emsal

Sözleşmenin Uyarlanması Davası: TBK 138 Şartları (2026)

Hukukçu Yapay Zekası Editör Ekibi · 04 Ağustos 2026

Sözleşmenin uyarlanması davası, ifası kararlaştırıldığı andan sonra ortaya çıkan öngörülemez ve olağanüstü bir durum nedeniyle edimler arasındaki dengenin borçlu aleyhine katlanılamaz ölçüde bozulduğu hallerde başvurulan bir hukuki çaredir. Dayanağı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesidir. Kur artışı, girdi maliyetlerindeki ani sıçrama veya uzun süreli kira ve eser sözleşmelerinde ortaya çıkan dengesizlikler bu davanın en sık görüldüğü alanlardır. Bu yazıda meslektaşlar için uyarlama şartlarını, ispat yükünü, dava usulünü ve Yargıtay'ın istikrar kazanmış ölçütlerini ele alıyoruz.

sözleşmenin uyarlanması davası edim dengesi şeması
sözleşmenin uyarlanması davası edim dengesi şeması

Sözleşmenin Uyarlanması Davası Nedir? Hukuki Dayanak ve Amaç

Sözleşmenin uyarlanması, sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnasıdır. TBK m. 138 uyarınca, sözleşmenin kurulduğu sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin kurulduğu sırada mevcut olguları borçlu aleyhine önemli ölçüde değiştirirse, borçlu hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bu mümkün olmazsa sözleşmeden dönme, sürekli edimli sözleşmelerde ise fesih hakkı doğar.

Hükmün amacı sözleşme adaletini korumaktır; tarafın kötü bir pazarlık yapmış olmasını telafi etmez. Kanunun güncel metnini mevzuat.gov.tr üzerindeki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu sayfasından teyit etmek, madde numarası ve gerekçesini doğru aktarmak için önemlidir.

TBK m. 138 Uyarlama Şartları: Aşırı İfa Güçlüğü Nasıl İspatlanır?

Yargıtay uygulaması ve öğreti, sözleşmenin uyarlanması davasının kabulü için dört şartın birlikte gerçekleşmesini arar:

  • Sözleşme kurulduktan sonra olağanüstü, öngörülemez bir durum ortaya çıkmalı (savaş, ani ve aşırı kur sıçraması, ekonomik kriz gibi genel nitelikte olaylar bu kapsamdadır).
  • Bu durum borçludan kaynaklanmamalı; borçlunun kendi temerrüdü veya ihmali sonucu doğan güçlükler uyarlama sebebi sayılmaz.
  • Edimler arasındaki denge, borçlu aleyhine, ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı düşürecek ölçüde bozulmalı; sıradan bir kâr kaybı yeterli değildir.
  • Borçlu, edimini henüz ifa etmemiş veya ihtirazi kayıtla (haklarını saklı tutarak) ifa etmiş olmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili hukuk daireleri, özellikle uzun süreli kira, taşımacılık ve eser sözleşmelerinde bu ölçütleri somut olayın koşullarına göre değerlendirmekte; salt fiyat artışının değil, dengenin "aşırı" ölçüde bozulmasının arandığını vurgulamaktadır. Güncel içtihadı gerçek esas ve karar numaralarıyla doğrulamak için Yargıtay karar arama sistemi üzerinden ilgili daire kararlarını taramak ve platformumuzun sözleşme risk analizi aracı ile uyarlama riski taşıyan hükümleri önceden tespit etmek yerinde olur.

sözleşmenin uyarlanması davası şartları kontrol listesi
sözleşmenin uyarlanması davası şartları kontrol listesi

Uyarlama Talep Edilemeyecek Haller: Öngörülebilirlik, Temerrüt ve İhtirazi Kayıt

Üç durumda uyarlama talebi reddedilir. İlkinde, ileri sürülen güçlük sözleşme kurulurken zaten mevcutsa ve yalnızca taraflarca bilinmiyorsa; bu TBK m. 138'e değil, yanılma (hata) hükümlerine göre değerlendirilir. İkincisinde, dengesizliğin ortaya çıkmasında zarar gördüğünü iddia eden tarafın kendi katkısı varsa uyarlama istenemez. Üçüncüsünde, borçlu ihtirazi kayıt koymaksızın edimini tam olarak ifa etmişse, sonradan TBK m. 138'e dayanamaz; bu nedenle ödemeyi "haklarım saklıdır" kaydıyla yapmak dava stratejisi açısından kritik önemdedir.

Ayrıca borçlunun temerrüde düşmüş olması, kural olarak uyarlama talebini zayıflatır; zira güçlük borçlunun kendi gecikmesinden kaynaklanıyor olabilir. Alacaklı tarafın da ifayı reddederken doğacak gecikme faizi riskini hesaba katması gerekir; bu noktada gecikme ve yasal faiz hesaplama aracımız muhtemel maliyeti önceden görmek için pratik bir kontrol sağlar.

Yargılama Usulü: Görevli Mahkeme, İspat Yükü ve Bilirkişi İncelemesi

Uyarlama davasında görevli mahkeme, sözleşmenin niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesidir; taraflardan biri tacir ve uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse görev ticaret mahkemesine geçer. İspat yükü, uyarlama talep eden borçludadır; olağanüstü durumu, öngörülemezliği ve dengenin ne ölçüde bozulduğunu somut verilerle (bilirkişi raporu, sektörel endeks, maliyet tabloları) ortaya koymak zorundadır.

Mahkeme genellikle mali müşavir veya sektör bilirkişisi görevlendirerek sözleşme kurulduğu tarihteki ve dava tarihindeki edim dengesini karşılaştırır. Talep sonucu üç şekilde kurulabilir: sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması, mümkün değilse dönme ya da sürekli borç ilişkilerinde fesih. Dava dilekçesinin bu üç talebi kademeli (asli-tali) biçimde içermesi, usuli hak kaybını önler; uyarlama davası dilekçesi hazırlama aracımız kademeli talep yapısını dilekçeye otomatik olarak yerleştirir.

Avukatlar İçin Kontrol Listesi

Önce olayın öngörülemezlik unsurunu somut verilerle belgeleyin: sektörel endeks, resmî istatistik veya kur verileri. İkinci adımda müvekkilinizin ifa durumunu netleştirin; ihtirazi kayıt konulmadan yapılmış bir ifa varsa dava stratejisini buna göre kurun. Üçüncü adımda görevli mahkemeyi tacir sıfatına göre doğru belirleyin. Dördüncü adımda talep sonucunu kademeli olarak (uyarlama-dönme-fesih) yazın. Son olarak emsal içtihadı güncel esas ve karar numaralarıyla doğrulayarak dilekçeye ekleyin.

Sonuç

Sözleşmenin uyarlanması davası, sözleşmeye bağlılık ilkesinin dar bir istisnasıdır ve TBK m. 138'deki dört şartın tamamının somut biçimde ispatlanmasını gerektirir. Öngörülemezlik, borçlunun kusursuzluğu, dengenin aşırı bozulması ve ihtirazi kayıt şartlarından biri eksik kaldığında talep reddedilir. Bu nedenle davayı açmadan önce sözleşmenin kurulduğu tarihteki ve bugünkü edim dengesini somut verilerle karşılaştırmak, uyarlama talebinin kaderini belirleyen en kritik adımdır.

Sık Sorulan Sorular

Sözleşmenin uyarlanması davası hangi mahkemede açılır?

Sözleşmenin niteliğine göre asliye hukuk mahkemesinde açılır; taraflardan biri tacir olup uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiriyorsa görev asliye ticaret mahkemesine geçer. Görev hususu kamu düzenindendir ve mahkemece resen gözetilir.

TBK m. 138 kapsamında uyarlama için hangi şartlar aranır?

Sözleşme kurulduktan sonra öngörülemez ve olağanüstü bir durumun ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmaması, edimler arasındaki dengenin borçlu aleyhine dürüstlük kuralına aykırı düşecek ölçüde bozulması ve borçlunun edimini ihtirazi kayıt koymadan ifa etmemiş olması birlikte aranır. Şartlardan biri eksikse talep reddedilir.

İhtirazi kayıt koymadan ödeme yapan borçlu sonradan uyarlama isteyebilir mi?

Kural olarak hayır. Borçlu, "haklarımı saklı tutarak ödüyorum" şeklinde bir kayıt koymadan edimini tam olarak ifa ederse, TBK m. 138'e dayanarak sonradan sözleşmenin uyarlanmasını talep edemez. Bu nedenle ödeme sırasında ihtirazi kayıt koymak, davanın açılabilirliği bakımından belirleyicidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut dosyanız için bir avukata danışın ve kanun metinleri ile güncel içtihadı resmî kaynaklardan teyit edin.

Sıkça Sorulan Sorular

?Sözleşmenin uyarlanması davası hangi mahkemede açılır?

Sözleşmenin niteliğine göre asliye hukuk mahkemesinde açılır; taraflardan biri tacir olup uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiriyorsa görev asliye ticaret mahkemesine geçer. Görev hususu kamu düzenindendir ve mahkemece resen gözetilir.

?TBK m. 138 kapsamında uyarlama için hangi şartlar aranır?

Sözleşme kurulduktan sonra öngörülemez ve olağanüstü bir durumun ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmaması, edimler arasındaki dengenin borçlu aleyhine dürüstlük kuralına aykırı düşecek ölçüde bozulması ve borçlunun edimini ihtirazi kayıt koymadan ifa etmemiş olması birlikte aranır. Şartlardan biri eksikse talep reddedilir.

?İhtirazi kayıt koymadan ödeme yapan borçlu sonradan uyarlama isteyebilir mi?

Kural olarak hayır. Borçlu, "haklarımı saklı tutarak ödüyorum" şeklinde bir kayıt koymadan edimini tam olarak ifa ederse, TBK m. 138'e dayanarak sonradan sözleşmenin uyarlanmasını talep edemez. Bu nedenle ödeme sırasında ihtirazi kayıt koymak, davanın açılabilirliği bakımından belirleyicidir. > Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut dosyanız için bir avukata danışın ve kanun metinleri ile güncel içtihadı resmî kaynaklardan teyit edin.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışın.

Haftalık Bültene Abone Ol

Yeni rehber yazıları yayınlandığında haberdar olun. Spam yok, dilediğiniz an tek tıkla çıkabilirsiniz.